Coğrafya ;

Karabük, Araç ve Soğanlı Çayları’nın akarak Yenice Irmağı’nı oluşturduğu vadide kurulmuştur. Kuzeyde Bartın, batıda Zonguldak, güneyde Çankırı ve Bolu ile doğuda Kastamonu’ya komşudur. Karabük, vadiler ve platolar arasında kalır. Şehrin rakımı 280 metredir, ancak çevresinde 2000 metreyi bulan tepeler ile 1000 ila 1500 metre arası yüksekliğe sahip platolar bulunur. Şehrin yüzölçümü 4363 km² olup %68’i ormanlarla kaplıdır. Bu da şehri, ülkemizin en yeşil şehirleri arasına sokmuştur. Karabük, dağlar ve tepelerle çevrili bir havza konumundadır. Kuzeydeki dağlardan çıkan akarsular, bölgeyi alüvyal toprakla doldurmuştur. En alçak yeri 300 metre ve en yüksek yeri 1750 metredir. En büyük şehirlerinden biri Safranbolu’dur. Karabük’ün doğusunda yer alır ve yaklaşık olarak 600 metre rakıma sahiptir.




Safranbolu’nun jeolojik oluşumu ilgi çekicidir. Derin ve uzun kanyonlar boyunca büyük mağaralar ve dağların yamaçlarındaki mağaralardan çıkan akarsular vardır. Tokatlı, Akçasu ve Bulak Dereleri, üç ayrı kanyon oluşturarak şehrin içinden geçer ve Araç Çayı ile birleşirler. Şehrin kuzeydoğusunda yer alan Eflani de yine küçük akarsuların kestiği bir platodur. Eskipazar bölgesi, Meğri Dağı’na doğru eğimlidir. Yükseklik, Ovacık- Çerkeş sınırı yakınında yükselmektedir. Eskipazar çevresinde rakım yaklaşık 740 metredir. Baskın yüzey oluşumu, III. Jeolojik Zaman sırasında oluşmuş olan kireç taşlarıdır. Kum ve çamur tabakaları da görülür. Şehir, Safranbolu ve Eflani’deki mermer yatakları gibi, zengin rezerve sahiptir.

Tarih
Karabük, bir şehir oluşunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna borçludur. 1937’de demir- çelik fabrikasının kurulmasının ardından, 13 haneli Öğlebeli Köyü’nün bir ilçesi olan Karabük, 1927’ de Zonguldak Vilayeti’ne bağlanan Safranbolu bölgesine dahil edilmiştir, böylece hem Türkiye’de hem de dünya çapında tanınır hale gelmiştir.  

1941’de fabrikanın büyümesiyle doğru orantılı olarak Karabük’ün nüfusu artmış, 1953’te Karabük, ilçe statüsünü kazanmış ve 1995’te de Türkiye’nin 78. Vilayeti olmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra kurulduğu için, Karabük, Türkiye’nin ilk şehri sayılmaktadır. Şehir planı fabrikanın kurulmasıyla birlikte çizilen ve Cumhuriyet’in tek planlı şehri olan Karabük, kısa süre içinde sosyal ve kültürel açılardan modern bir şehir halini almıştır. Endüstriyelleşmeye geçişte ilk adımlarını yansıtmasının yanında Karabük, ilçeleriyle birlikte, tarihi değerleri ve doğal güzellikleriyle Türkiye’de ve tüm dünyada kendine özgü bir şehir olma özelliğini korur. Karabük, Türk Ulusu’nun tarihinde sanayileşmeyi temsil eden ilk şehir olmanın haklı gururunu duyar.

Karabük, kısmen Karadeniz İklimi’nin etkisi altındadır. Ancak, Karadeniz Bölgesi’ndeki kadar nemli değildir. Karasal İklim’in etkileri de görülür. Karadeniz Bölgesi’nden Anadolu’ya geçiş özellikleri gösterir. Şehrin %68’i ormanla kaplıdır. Yaprak dökmeyen ağaçlar, alçak eteklerde görülür. Karışık tip orman 700-800m civarında yükseklikte görülebilir.1700m’den yüksekte yeşil çim görülür.

Adaçayı ve güveyotu kayda değerdir. Genelde görülen ağaç türleri; meşe, gürgen, kayın, dişbudak ağacı, kavak ve kuşkirazıdır. Besicilik sahaları Eflani’dedir. Yenice ormanı Türkiye’de tektir. 4 hektarlık Gürpınar bölgesi, Açık Hava Orman Müzesi olarak belirlenmiştir.

Kültürel turizm, son yıllarda hızla gelişmiştir. Safranbolu, Karabük’e 8 km uzaklıktadır. Anadolu’nun kuzeybatısında yer alan ve antik çağda “Paflagonya” olarak bilinen Safranbolu’nun tarihi, M.Ö. 3000’e kadar uzanır. Safranbolu, tarihi boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarının da içinde olduğu birçok medeniyeti ağırlamıştır. 
Safranbolu, adını, son derece güçlü renklere sahip olan safran çiçeğinden almıştır,ki safran çiçeğinin bir tozlu safran tanesi o kadar sarı bir boya içerir ki, bir sıvıyı kendi ağırlığının yüz bin katına kadar boyayabilir. 
Safranbolu’nun Türkler tarafından 1196’da fethedildiği bilinir. Dadibra, Zalifre, Taraklıborlu ve Zagfiranborlu Safranbolu’nun geçmişte en çok bilinen isimleridir.

 

Safranbolu; bir şehir dokusunda Türk sosyal yaşantısını en iyi şekilde yansıtan ve tarihi ve kültürel değerini insanlara sunan örnek bir şehirdir. Dokusunun tamamıyla korunması yolundaki başarılı çalışmalar sayesinde Safranbolu, 1994’te, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirasları listesindeki yerini almıştır. Kışlak (Çarşı) ve yaylak (Bağlar) mesire yerleri olmak üzere iki ana bölgeden oluşan Safranbolu, hepsi kendi doğal ve çevresel dokularında koruma altında olan evler, irili ufaklı camiler, çeşmeler, mezarlar, köprüler, hanlar ve hamamları içine alan 1127 sanat eserine sahiptir. Safranbolu’yu Türkiye’de ve dünyada kendine özgü kılan tarihi evler, 17. Ve 18. Yüzyıllardaki geleneksel Türk sosyal yaşamını, ekonomisini, kültürünü, teknolojisini ve yaşam tarzını yansıtan mükemmel bir mimari tarzıyla inşa edilmiştir. Safranbolu, gelişmekte olan turizm konsepti için ilgi odağı ve dokusunu koruyarak varlığını sürdürmesi gereken bir müze şehirdir.
Eskipazar; tarihi geçmişi, doğal güzellikleri ve araziyi oluşturan doğal kaynakları ile, şehrin turist çeken yerlerinden biridir. İlçenin 4 km dışında kalan ve en az 4 ayrı medeniyeti barındırmış olan viraneler (kalıntılar), Eskipazar’ın en göz alıcı turistik değerlerinden bazılarıdır. Yakın çevrede Roma devrine ait en önemli yaşam alanı olan Hadrianapolis Antik Kenti, Eskipazar sınırları içerisindedir. Bu şehrin orijinal adı Kaisareis Proseilemmenitar’dır ve M.S. 126’da sonraki adını almıştır. Şehrin kuruluş tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte, M.Ö. 64 yılına dayandığı düşünülmektedir. Eskipazar, Karabük’e 35 km uzaklıktadır. Karadeniz Bölgesi ikliminin baskın olduğu yerlerde; sarıçam, kayın ve köknar ağaçları bulunan ormanlar yer alır. İlçenin rakımı 710 metredir.

Ticaret ve Sanayi;

Karabük’ün ekonomisi sanayiye dayalıdır. 1937’de Türk Demir ve Çelik İşleri’nin kuruluşunun ardından; demir ve çelik sanayii en önde gelen sektör halini aldı. Özel sıcak haddehanenin gelişimi, sektörü ayrıca destekledi. Demir ve çelik sektörünün doğuşu; Malatya, Sivas, Kastamonu, Ankara, Bartın, Zonguldak, Bolu, Çankırı ve Kayseri ekonomilerini de canlandırdı.

  1. DDY’nin taşıma kapasitesinin %20si Karabük demir ve çelik sektörünce kullanılır.
  2. Zonguldak’ta çıkarılan taş kömürünün hemen hepsi ve Amasra’da çıkarılan kömürün %50si Karabük’te kullanılır.
  3. Demir filizi; Divriği, Hekimhan, Kayseri ve Ankara’daki üreticilerden alınır.
  4. Ray, Karabük’te üretilir.
  5. Kütük, çelik, dökme demir, yuvarlak demir, profil demiri, köşebent demiri, ray çeliği, ham demir, metal döküm ve maden direği üretilmektedir.
  6. Çelik konstrüksiyon firmaları; fabrikalar, köprüler, depolar, okullar, işyeri, yangın merdivenleri, kanopi, tank, tanker, ambar deposu vs. inşa eder ve montajını yapar.
  7. Döküm sektörü; menhol kapakları, dökme metal dökümü, hafif metal dökümü, demir çubuklar ve heykeller üretir.
  8. Makine üretim sektörü her çeşit makine ve yedek parçasını üretir.
  9. Hazır giyim sektörü; birçok önemli markanın ve işin taşeronluğunu üstlenir.
  10. Mermer ve traverten gibi çok sayıda maden rezervi bulunur.
  11. Orman ürünlerinin üretici gücünden henüz yararlanılmamıştır.
  12. Çimento endüstrileri, sektörün ihtiyaçlarına uygundur.
  13. Besin üretim sektörü; un, lokum, şekerleme, süt, süt ürünleri, et ve et ürünleri üretir.
GÜÇLÜ YÖNLERİ
Zengin demir ve çelik endüstrisi ve bileşenleri
İş kültürü
Ana tüketim merkezlerine yakınlığı
Nitelikli insan kaynakları
Doğal, tarihi ve kültürel çekicilik
Yüksek işgücü oranı
İstikrarlı bölge
Genç, dinamik ve girişimci üniversitenin varlığı
Yerel yönetimdeki işbirliği ve istikrar
Şehrin %68’inin ormanla kaplı olması
Çok çeşitli maden rezervleri
40-50 yıllık bir zaman dilimi içinde su sıkıntısı çekmeyecek olması

Görülecek yerler;

Göktepe Doğa Parkı: Bu park Yenice İlçesi’nde yer alır. Doğal güzelliklere, uygun iklime ve temiz havaya sahip olmasının yanında, kolayca ulaşılabilir olması gibi avantajları vardır. Plato; sportif aktivitelere, kamp yapmaya ve karavan turizmine uygundur.
Gökpınar Dinlenme Tesisi: Bu tesis, Gökpınar Platosu adı verilen bir zirvenin üstünde, Yenice ilçesinin kavak ormanı bölgesinin içinde yer alır.
Çetiören Gezinti Yeri: Bu gezinti yeri, Eskipazar ilçesine 10 km mesafede yer alır. Bölge, zengin hayvan ve bitki örtüsünü ve vahşi yaşamı bünyesinde barındırır. Kendine has güzelliklere sahiptir. Burada, her Ağustos ayının ikinci hafta sonu müzik ve yağlı güreş festivali düzenlenir.
Eğriova Gezinti Yeri: Bu gezinti yeri, Eskipazar ilçesine 25 km mesafede, 12000 m² alanı ve 5 m derinliğindeki yapay gölüyle bir yerleşim yeri olan Eğriova’da yer alır. Doğa yürüyüşü ve kamp yapma amaçları için uygun bir yerdir.
Bulak (Mencilis) Mağarası: Bulak Köyü’nde yer alır. 6,5 km uzunluğu ile ülkemizin en uzun 4. Mağarasıdır. Mağara; dikitleri, damlataş traverteni, küçük gölleri ve yer altı ırmağı ile tam bir doğa harikasıdır. 
Şehrin sınırları içinde kalan mağaralardan biri 61 basamak yolu ile ulaşılabilen, Sipahiler Köyü’ndeki ve bir diğeri de Safranbolu ilçesinin sınırları içinde yer alan Hızır Mağarası’dır.

Karabük iline ulaşım, Ankara- İstanbul otoyolundan sağlanmaktadır.
Karabük, Ankara’ya 220 km ve İstanbul’a 385 km uzaklıktadır. Gerede’den geçen 80 km çift gidişli yol, Karabük’ü otoyola bağlar. Karabük’e giden otobüs firmaları hakkında bilgiyi aşağıdaki linklerden alabilirsiniz. Ankara’ya uçakla gidecekseniz, oradan ana otobüs istasyonu olan AŞTİ’ye, EGO veya HAVAŞ otobüsleriyle geçebilirsiniz. 
İstanbul Atatürk Havalimanı’na gidecekseniz, oradan yer altı metrosuna binerek ESENLER ana otobüs istasyonuna ulaşabilirsiniz. 
Bu istasyonlardan birine ulaştığınız zaman, Karabük’e giden çok sayıdaki otobüs firmalarından biriyle irtibata geçebilirsiniz.

 

(SAFRANTUR / METRO TURİZM / ULUSOY / KAMİL KOÇ )